23 Haziran 2026, Salı
14:21

Devlet Bahçeli: AB Türkiye'ye verdiği sözleri yerine getirmiyor

Devlet Bahçeli: AB Türkiye'ye verdiği sözleri yerine getirmiyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Ancak Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir." dedi.

ANKARA - BHA 

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmelere hem de Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Bahçeli, konuşmasında Fransa’da gerçekleştirilen G7 Liderler Zirvesi’ne değinerek zirvenin gündeminin oldukça yoğun olduğunu belirtti. Küresel ekonomiden Ukrayna Savaşı’na, enerji güvenliğinden düzensiz göç meselesine kadar birçok başlığın aynı çerçevede ele alındığını ifade eden Bahçeli, “Fransa'da G7 liderleri bir araya gelmiştir. Zirvenin gündem başlıkları kâğıt üzerinde hayli kabarıktır. Küresel ekonominin atılan bombalar ile imzalanan mutabakatlar arasında sıkışmış kırılgan seyri, Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliğinde açtığı ve derinleşen gedik, Hürmüz Boğazı üzerinde enerji yolları ile dünya ticaret hayatının seyir güzergâhı üzerine çöken belirsizlik, siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olan düzensiz göç endişeleri aynı fotoğraf karesine sıkışmıştır.” ifadelerini kullandı.

ABD eski Başkanı Donald Trump’ın G7 toplantısı sırasında sarf ettiği “Patron benim sözü.” ifadesine de atıfta bulunan Bahçeli, bu sözün uluslararası güç dengelerini ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün bu ağır gündemlerin üzerine Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği ‘Patron benim sözü.’ Fransa'daki G7 Toplantısı'na damga vurdu. Bu söz gelişi güzel söylenmiş bir cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır. Bu söz, ortak değerler perdesinin arkasındaki çarpık gerçeği, hakikat aynasından gözlerimizin önüne serilen güç gösterisini işaret etmektedir.”

Avrupa Birliği’ne yönelik eleştirilerde de bulunan Bahçeli, Avrupa’nın uzun süredir “stratejik özerklik” söylemini gündemde tuttuğunu ancak bu hedefe ulaşamadığını savunarak, “Avrupa yıllardır stratejik özerklikten bahsetmektedir. Fakat aynı Avrupa, kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hala Washington'un gölgesinden çıkaramamıştır.” dedi.

Bahçeli, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik politikalarını da eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, çifte standart çöküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmadı.”

“Türkiye dış aktörlerin tehdit ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez” diyen Bahçeli, Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye yönelik tutumunu da sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, “Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır. Böyle bir Avrupa hangi yüzle Türkiye'ye ders vermeye kalkışacak? Hangi akılla Türk devletine aklı sıra ayar çekecek?” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik eleştirilerine de değinen Bahçeli, “AB haddini bilecek, eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Türk yargısı Brüksel raporuna göre karar vermez.” dedi.

Avrupa Parlamentosu raporunda Ülkü Ocakları’na yönelik ifadeleri de değerlendiren Bahçeli, bunun eski husumetlerin yeni bir yansıması olduğunu belirterek, “Ülkü ocakları dik başlı değil, başı dik çocukların yeridir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye-AB ilişkilerinin tarihine de değinen Bahçeli, sürecin uzun bir geçmişe dayandığını hatırlatarak 1959 başvurusu, 1963 Ankara Anlaşması, 1970 Katma Protokol, 1995 Gümrük Birliği, 1999 Helsinki Zirvesi ve 2005 müzakerelerinin başladığını söyledi.

Bahçeli, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye verdiği sözleri yerine getirmediğini savunarak, “Ancak Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir. Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda uluslararası gelişmelere de değinen Bahçeli, “Lübnan'da ateşkes kalıcı biçimde sağlanmalıdır. Mutabakat zaptı harfiyen uygulanması ve Hürmüz'de güvenlik geçiş kesintisiz sağlanmalıdır.” dedi.

Benzer Haberler